Erkekelerin bayanlarla sohbet etmek için girdiği sohbet arkadaşlık sitelerinin başında gelen sohbet siteleri günden güne yaygınlaşmaktadır. Bu sitelerin kimi görüntülü sohbet kimi kameralı sohbet hizmeti vermektedir. Sohbet arkadaşlık sitesi bu siteleri sizler için inceleyip yorumlarını sizlerle paylaşan bir sitedir.

İngilizce Sık Kullanılan Kalıplar

İngilizce Sık Kullanılan Kalıplar

İNGİLİZCEDE EN ÇOK KULLANILAN GÜNLÜK KALIPLAR

I'm sure: Eminim.

-I'm sure of it: Ondan eminim.

-More or less: Aşağı yukarı.

-So much the better!: Daha iyi ya! İsabet!

-You seem to be out of sorts: Keyifsiz görünüyorsunuz.

-Take it easy: 1-Kolay gelsin. 2-Aldırma! Boş ver!

-It is not a question of that: Mesele o değil.

-Mind your own business: Siz kendi işinize bakın.

-It's none of your business: Sizin üstünüze vazife değil, sizi alakadar etmez.

-What is the matter?: Ne var? Ne oldu?

-What is the matter with you?: Neyiniz var?

-more than one: Birden fazla

-I'll miss you very much: Sizi çok özleyeceğim.

-I missed the 9.30 bus: 9.30 otobüsünü kaçırdım.

-so so: Åžöyle böyle.

-off and on: Bazan, arasıra

-It is on the tip of my tongue: Dilimin ucunda

-He feels quite down in his mouth: O çok üzgün, çok kederli.

-Come along. : Haydi, çabuk!

-That's all for now: Åžimdilik bu kadar.

-break: Mola, teneffüs.

-to be over: to finish; bitmek, sona ermek.

-The break is over: Teneffüs, mola sona erdi.

-tea break: Çay molası.

-coffee break: Kahve molası.

-Let's have a tea break: Haydi bir çay molası verelim.

-This has nothing to do with me: Bunun benimle bir alakası yok.

-So much the worse for him!: Yazıklar olsun ona!

It doesn't make any difference: Hiç fark etmez.

-It doesn't matter: Zararı yok, fark etmez.

-It's of no consequences: Önemi yok.

-Get on with it!: Başla! Devam et!

-It's for the best: Böylesi en hayırlıdır.

-That's the worst of it!: Bu olabileceğin en kötüsüdür.

-So it seems: Öyle görünüyor.

-It can't be helped: Elden birşey gelmez.

-It was to be expected: Beklenirdi.

-You will be 'for it: Azar işiteceksin!

In this case: Bu durumda

-So called: Güya,

-As far as I know: Bildiğime göre,bildiğim kadarıyla

-As for me: Bence, bana göre

-Any time: Ne zaman olursa, ne zaman isterseniz

-Time after time: Zaman zaman

-Now and then: Ara sıra

-Occasionally: Fırsat buldukça

-Frequently: İkide bir,sık sık

-Very seldom: Çok nadir[

this is bullshit! - bu sacmalik

let me say something --> birsey diyecem

tell the truth --> dogruyu soyle!

you hear that --> duydun mu?

how nice can that be --> ne kadar iyi olabilir ki !?

keep your promise! --> sozunu tut!

forgive me --> affet

you should defend me - beni savunmalisin

dont take sides - tarafff tutma!


hows your studies - derslerin nasil

can you be open with me - benimle acik ol


i wana be open with you - seninle acik konusmak istiyorum


dont need to say much - fazla soze ne gerek!


im bored of this conversation - bu konudan sıkıldım


im bored of this place - bu mekandan sıkıldım

İngilizce Sık Kullanılan Kalıplar ile Alakalı İçerikler
Ad & Soyad *
E-mail
Yorum *