İngilizce Olasılık Konu Anlatımı
Probably / certainly, absolutely
muhtemelen / kesinlikle
- Maybe
belki, bir ihtimal, olabilir
- Anyone is coming to here, he might be Erdal.
Buraya birisi geliyor, o Erdal olabilir.
- She may come to the party.
O partiye gelebilir.
Not: Olasılık içeren olumlu bir cümlede may kullanabildiğimiz her yerde might ve could da kullanabiliriz.Aralarında çok bir fark yoktur.
- Ayşe must be late
Ayşe geç kaldı (Burada ise kesine yakın bir ihtimal var, çünkü cümleyi söyleyen kişi örneğin, onu trafikte takılı görmüş ve geç kaldığından emin.)
- I could have gone out, but I didnt.
Dışarı çıkabilirdim, fakat yapmadım.
- I can not go to there now.
Şimdi oraya gidemem. (mümkün değil)
- It is possible.
Bu mümkündür, olabilir.
- It is impossible.
Bu mümkün değil, imkansız.

