İNGİLİZCE ÖĞRENMEK İÇİN TAVSİYELERÖncelikle , dil öğrenmenin çoğu kişinin buna zor demesine rağmen ben kolay olduğunu savunuyorum . 6-7 yabancı dil bilen çok insan var dünyada. Bunların hepsi bizler gibi insan . Şimdi gelelim , dil nasıl öğrenilir.. Bir insanın yabancı dil öğrenebilmesi için öncelikle kendi dilini çok iyi bilmesi lazım, kesinlikle anadil bilinmeden yabancı bir dil ASLA iyi bir şekilde öğrenilemez. Örneğin yabancı dil öğrenmek isteyen bir insan Türkçe'de ki cümle yapısını bilmezse ne kadar çalışırsa çalışsın asla yapamaz . Neden bunu dedim? Aşağıda örneklerle anlatayım... ' Yavaş yavaş yürüyor etrafında' Türkçe cümlesini İngilizce'ye çevirelim. 'HE/SHE/IT is walking gradually around HIM/HER/IT' Şimdi neden bunu yaptım . Çünkü bu Türkçe cümledeki şeyleri kişi bilmiyorsa İngilizce' deki tüm şeyleri biliyor bile olsa yuzde 5-10 hata payı olacaktır cümleyi çevirirken . Belki biraz abarttım ama genelde böyledir yani .Örneğin yukardaki Türkçe cümlede 1) 'Yavaş yavaş' fiili nitelediği için zarf görevindedir . Ve bunun ingilizcedeki karşılığı 'gradually' dir . Genelde ingilizce öğrenen kişiler zarfları öğrenirken 'ce ,ca , çe,ça' eklerini ezberledikleri için burada biraz zorlanırlar.'yavaşça' denmediği için bunu biraz geç anlarlar genelde . 2) 'yürüyor' bir fiil yüklem . Yukardaki cümlede açıkça bir özne belirtilmemiş.Özneyi , şimdiki zamanın kipinden (-r' den) 'O' olduğunu anlıyoruz ve ingilizcede bu He/she/it ile ifade ediliyor . Ve burda is walking kısmıda fiili belirtiyor. 3) 'etrafında' dediğimiz zaman yeni öğrenen kişilerin aklı sürekli 'his , its , her' e takılır . Burada Türkçeyi iyi bilmediği için kişi ' around' edatını bilse bile ingilizceyle bu lafın bağlatısını kuramaz ve yanlış yapar. Bir örnek daha vereyim ' Zencilerle beyazların arasında pek çok fark olduğu düşünülüyor.' cümlesini çevirelim ' It is thought that there are a lot of differenceS among negros and whites' ya da 'That there are a lot of differences among negros and whites IS thought' Şimdi ; 1) Önce cümledeki özneyi bulalım: 'Zencilerle beyazların arasında pek çok fark olduğu' öznemiz . İki tane cümle yazdım; 2) 1. cümlede 3) 2. cümlede direk 'That there are a lot of differences among negros and whites ' kısmı özne oluyor .Dikkat ettiyseniz bu cümlede çoğul şeyler var , negros , whites , are kullanılmış , a lot of gibi belirleyici var ama is kullandım çünkü 'düşünülüyor' dediğimizde yine '-r' ekinden tekil bir şey oldugu anlaşılıyor 4)Ayrıcı kişi burda biraz daha zorlanabilir , 'düşünülüyor' dediğimizde herhangi bir özne yok gibi duruyor , çünkü işi nesne yapıyor ve bildiğimiz üzere nesneler hareket edemez , düşünemez , ... ve burdan şunu anlıyoruz biri işi yapıyor ama cümlede yok yani nesnenin 'edildiğini' anlıyoruz bunada edilgenlik durumu denir , burdaki öznemiz de sözde özne olarak geçer. Örnekleri daha da arttırabilirim ama genel olarak böyledir bu olay . Ayrıcı başka bir tavsiye daha vereyim , ingilizce adına konuşuyorum , EN temel konudan başlayın , örneğin 'this is a table' abartmıyorum , sürekli çeviri yapın , sürekli TÜRKÇE kitap okuyun , her gördüğünüz ingilizce cümleyi türkçeye çevirmeye çalışın , bunu az da olsa yaparsınız ama Türkçe kadar bir esnek dilimiz olduğu için pek çok türkçe kitap okumanız lazım , esnek diyorum çünkü kelimelerin cümleye göre kazandıkları anlam olsun , cümlenin kendi içindeki anlamı olsun çok geniş bir şey . Örneğin 'el' sözcüğünü ELE alalım . anlamları 1. kolumuzun sonundaki bir organ anlamında 2. yabancı anlamında ingilizcede bu 1. hand ve 2. stranger anlamında...
|

